LÜFER BALIĞINI TANIYALIM

Lüfer balığının Latince adı Pomatomus Saltatrix’dir. Balıkçılık içinde çok önemli bir yer tutar. Adına gümüş zokalar dökülen, denizin ayrıcalıklı yaratıklarıdır. Lüfer, ülkemizde başta Marmara olmak üzere tüm denizlerimizde bilinçsizce avlanılmasına rağmen, varlığını sürdürmektedir. Göç eden bir balıktır. Mayıs ayında boğazlarda kalan Lüfer’ler üremek ve yazı geçirmek için kanalı takip ederek Karadeniz’e çıkarlar. Bu yolculuk Haziran ayı’nın ilk haftasına kadar devam eder. Karadeniz’de yumurtalarını döktükten sonra burada beslenirler ve yazı geçirirler. Havalar soğumaya başladığında da tekrar kanalı takip ederek geldikleri yere geri dönerler. Lüfer balığı, küçükten büyüğe doğru, Defne yaprağı, Çinekop, Sarıkanat, Lüfer ,Kofana ve Sırtıkara olarak adlandırılır;

12 cm kadar Defne yaprağı,
13-17 cm arası Çinekop,
18-21 cm arası Sarıkanat,
21-30 cm arası Lüfer,
31-50 cm arası Kofana,
50 cm den yukarısı Sırtıkara.

LÜFER BALIĞI AVLANMA TEKNİKLERİ

 

 

 

 

Yem Kesme Şekli

kiyidan lufer avi

 

 

Kıyıdan Asansör Sistemi ile Lüfer Avı:

Bu teknik Üsküdar’ın usta balıkçıları tarafından akıntılı Boğaz suları için geliştirilmiş bir tekniktir. Bu sisteme “kıyıdan uzun olta tekniği”de denebilir. Yapacağınız iş aslında çok zor değildir. 1-1,5 kulaç bedenin bir ucuna klips, diğer ucuna da biri gezer, diğeri avcı iğne olmak üzere, iki iğneyi bağlayın. Bu iğnelere canlı yeminizi, çok nazik bir şekilde, gezer iğneyi iki gagayı kapatacak şekilde, avcı iğneyi de sidikliğine veya sırtına hafifçe geçirerek, sıkmadan takınız. Bu işlemi tek bir avcı iğne ile de yapabilirsiniz. Beden hazırlandıktan sonra, kamıştan gelen ana beden misinasının klipsine, gerekli ağırlıktaki kurşununuzu takıp, ileri fırlatın. Dibi bulduktan hemen sonra bedenin klipsini, ana beden misinasına geçirin. Bu işlemden sonra ana beden misinasını kamışla ara ara sallayarak, klipsli ve canlı yemin bulunduğu bedenin, ana beden misinası üzerinde kaymasını ve belirli derinliğe inmesini sağlayın. Bu takıma asansör sistemi denmesinin nedeni budur. Bu işlem tamamlandıktan sonra artık Lüfer’in oltanıza vurmasını bekleyebilirsiniz.

Bu takımda canlı yem kullanmanız, Lüfer avlama şansınızı büyük ölçüde artırır. Canlı yem olarak öncelikle Zargana, bulamaz iseniz İstavrit kullanın.

Kıyıdan Zokalı-Hırsızlı Takımla Lüfer Avı:

Zoka ile avlanma şekli, Lüfer avcılığında en çok seçilen ve sevilen bir yöntemdir. Zoka, özel kalıplarda, sap tarafı yerleştirilen iğnenin üzerine kurşun dökülmesiyle elde edilir. Bunlar  sarımsak, sülük, fındık, leblebi vs. isimlerle anılırlar. Küçük zokaların tümü genel olarak “Pirçol” olarak adlandırılır. Eski amatör balıkçılarımız ise sarımsak zokanın küçüğüne pirçol demektedirler. Zoka, gece avcılığında çok daha verimlidir. Bu çeşit avlanmalarda kullanılan yemler, istavrit, izmarit, hamsi, ispari gibi balıkların yaprak, tekgöz ve şakşak olarak kesilmiş şekilleridir.

Yaprak yem dediğimiz, balığın kuyruk kısmından başlanarakgöğsüne kadar kesilip fleto çıkarılmasıdır. Tekgöz yem ise balığın kuyruk kısmından, başının yarısı dahil olmak üzere kesilerek çıkarılan fleto’dur. Şakşak yem ise balığın kuyruk kısmından baş tarafına kadar, her iki tarafından kesilerek ortadaki kılçığının çıkarılmasıyla elde edilen ikili fletodur. Şakşak yemlerde en çok kullanılan balık Kıraça’dır. Bu yemlerin kesilmesi kadar zoka ve hırsıza takılması da Lüfer’i cezbetmesi açısından o kadar önemlidir.

Hırsız, zoka iğnesinin sapına bağlanan avcı bir iğnedir. Bu çeşit avlanma şeklinin vazgeçilmezidir.

Olta takımının hazırlanması ise şu şekildedir;

Avlanacak balığın büyüklüğüne göre, kamıştan gelen ana beden misinasındaki fırdöndünün ucuna, bir kulaç uzunluğunda yemi çok düzgün bir şekilde takılmış zokalı-hırsızlı beden bağlanır. Takım kamış yardımı ile ileri atılır ve süzülerek yavaş yavaş dibe doğru inerken, yine kamış hafif hafif çekilerek yem hareketlendirilir. Yem cezbedici bir hal alır. O bölgede Lüfer varsa yeme atlaması kaçınılmazdır. Balık, yeme atladığında hafifçe çalınılarak ya da misina gergin bir şekilde çekilerek, iğnelerin balığın ağzına geçmesi sağlanır.

Mantarlı Dip Oltası ile Lüfer Avı:

İstanbul boğazı kıyılarında çokca kullanılan bir takımdır. Oltanın hazırlanması şu şekildedir. Bir kulaca yakın bir bedene, iki iğne peşpeşe bağlanır. İğnelerin arkasınada mantar konur. Bu beden, kamıştan gelen ana beden misinasının ucundaki klipse bağlanır. Aynı klipse kurşunda ilave edilir. Bedenin florocarbon seçilmesinde fayda vardır. Buradaki mantarın görevi, yemin dibe oturmasını engellemektir. Yani yem suya battığında mantar batamayacağından, yemi dipten yukarıya doğru kaldıracaktır. Bu tip avlanma şeklinde yine yaprak yem, tekgöz yem ve şakşak yem kullanılır.

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz